10 Ocak 2011 Pazartesi

Öğretmenler odasında curcuna

Öğretmenler odasında oturmuş, bir taraftan kahvemi yudumluyor bir taraftan da öğrencilere bilgiyi nasıl daha kolay aşılayabileceğimizin planlarını yapıyordum.  O sırada yanıma bir meslektaşımın yaklaştığını hissedip başımı kaldırdım.  “Muhsin hocam bütün gün o köşede oturup hesap yaptınız artık istirahat vaktiniz geldi.  Yarın akşam buraya yeni gelmenizin şerefine bir kutlama yapalım diyoruz siz de bize katılmazsanız olmaz tabii.”  Diyerek gülümsedi suratıma.  O an bir şeylerin ters gittiğini anlamıştım.  Hemen ufak bir test yapmak için elimdeki kalemi düşürür gibi yaptım.  Kalemi yere bırakır bırakmaz havada kaptı ve bana geri uzattı. İmalı bir şekilde gülümsedim.  “Refleksleriniz kuvvetliymiş.” Dedim, artık onu avucumun içine almıştım.  “Eee bana boşuna Çakal Ahmet demiyorlar” diye karşılık verince birden donakaldım.  Demek Çakal Ahmet, öğrencilere uyuşturucu dağıtan kişi bizden biriydi.  Artık yarın akşamki kutlamaya bir tuzak olduğunun farkında olsam bile gitmem gerekiyordu, Çakal Ahmet’in peşini bırakamazdım.  “Hiç korkun olmasın Ahmet, yarın orda olacağım” dedim.  Şimdi hazırlık vaktiydi. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder